Vizesiz, PCRsız, Ucuz Tatilin Adresi: Belgrad

Malum kur hâlâ yüksek, Euro ile Avrupa gezisi zor. Bunu son tek gecelik Roma (bunu yazmadık ama eski yazımız burada.) seyahatimizde anladık. O yüzden vizesiz, aşılar tam olunca PCR istemeyen Sırbistan bize bir göz kırptı; bizde kendimizi Belgrad uçağında bulduk. 2 gece 3 günlük tatilimizi de buraya ekliyoruz. Olur da sizin de aklınıza yatarsa havalar hazır güzelleşiyorken ve bayram yaklaşıyorken bu destinasyonu düşünebilirsiniz. Bizim ikinci Belgrad seyahatimiz, yıllar önce bir uğramıştık. Pek bir değişiklik yok. 90’ların ortasından 90’ların sonuna doğru bir yolculuk içindeler…

Önce konaklama: Uçağa binerken kapıda son dakika AirBnB’den yer ayırttığımız için çok daha iyi yerleri kaçırdık ama kaldığımız bu yer çok iyiydi. Natali Luxury Suites‘de odalar inanılmaz küçük. Biz zaten yatmadan yatmaya girdiğimiz için dert etmedik. Çalışanlar oldukça yardımsever. Kahvaltı yok ama kahvaltıyı aşağıda önereceğimiz yere giderseniz hiç dert olmayacaktır. Ayrıca otelin en güzel yanı Knez Mihajlova‘nın hemen dibi olması.

Kalemegdan gün batımı için en doğru tercih. Gün batımı saatinden bir yarım saat önce gidip parkı gezmek çok güzel olacaktır. Gün batımı konusunda Belgrad’ta bu noktayı geçebilecek başka yer yok.

Kalemegdan gün batımı…

Aziz Sava Katedrali ise şehrin simgesi desek yanlış olmayız. Uzaktan kubbe tarafı Aya Sofya’yı andırıyor derler, biraz haklılık payları da var. İçi ise oldukça detaylı.

St. Mart Ortodoks Kilisesi de diğer büyük kiliselerden biri ama Aziz Sava kadar gösterişli olmasa da dış mimarisi ile Aziz Sava’dan çok daha farklı. Daha sert çizgilere sahip kilisenin içi ise çok daha sade. Eğer Tajmeydan parkından geçerseniz burayı da görmeden geçmeyin.

Nikola Tesla Müzesi: Eğer saat 12.00 gibi giderseniz rehber ile gezebiliyormuşsunuz, biz erken gittiğimiz için beklemek istemedik. Rehberli tur 800 dinar iken kendiniz gezerseniz 400 dinar. Aslınca çok büyük olmayan bir müze. Sonunda Nikola Tesla’nın hayatının anlatıldığı bir kısa film oynatılıyor eğer Türkler fazla ise TR altyazılı oynatılıyor. 😀

Car Museum. Buraya daha önce gitmemiştik. Köhne, bakımsız ve adeta terk edilmiş bir müze ama içi ganimet dolu. Cüzi bir giriş ücreti var. Tarihin ilk arabalarından, Formula serilerindeki arabalara kadar pek çok farklı model/marka mevcut. Yolunuzun üzerinde ise bir göz atabilirsiniz.

Saraybosna Ulusal Müzesi – Pek çok eseri barındıran müze. Mutlaka uğrayınız. Biz beğendik.

Yugoslavya Müzesi ve Tito’nun Mezarı. Buraya otobüs ile gidebilirsiniz. Yürüyerek gitmek için bir tık uzak. Giriş 400 dinar.

Knez Mihajlova, her zamanki gibi -daha doğrusu bıraktığımız gibi- gündüzü gecesi ile çok yoğun. Alışveriş, kitapçı, yemek, galeri pek çok şey burada. Yol üstedeki galeride de Belgrad Üniversitesi – Mühendislik Fakültesi’nin sergisi mevcuttu. Bunca zaman ülkenin alt yapısında çalışan pek çok kişi bu fakülteden çıkan insanlarla ile yükselmiş. Şunu fark ettik ki 3-5 müteahhit değil, eserler profesörlere emanet edilmiş. Konuyu dağıtmayalım, bu cadde üzerinde hediyelik eşya da bulabilirsiniz.

Fen ve Teknik Müzesi buraya gitmedik ama ilgisi olan için ekledik.

Belgrad Yeme-İçme Rehberi

Kahvaltı için iki mekan önerimiz ama biri açık ara çıtayı çok yukarı koydu: Bloom. Küçük bir işletme olmasına rağmen hatrı sayılır masası ile çok hızlı ve pratik kahvaltılar hazılıyorlar. Biz çırpılmış yumurtalı menü çeşitlerini denedik. Aynı zamanda doğal meyve suları da çok başarılıydı. Fiyatları çok makuldu. Burası kesinlikle ilk noktanız olsun, her Türk’ün yurt dışında kahvaltı özelinde yaşadığı dramı yaşamamış olursunuz. İkinci yer ise; Red Bread. Burası anladığımız ve gözlemlediğimiz kadarıyla daha çok Türklerin tercih ettiği bir nokta. Buradaki menülerde fena değildi ama Bloom kadar iyi değildi. Ek olarak Cinnamon Roll yedik. Onu sevdik. (Cinnamon Roll’un en güzeli de Tiflis‘te yemiştik. Ek bilgi olarak buraya koyalım.)

Bloom

Akşam yemeği için ilk akşam yol yorgunluğumuz ile tesadüfen karşımıza çıkan lokanta kırması bir yerde yedik: Prolece. Çalışanları tam bir esnaf gibiydi. Gulaś adını verilen bir etli püreli yemek ile içinde lor peynirine benzer bir rulo şeklinde bir sırp usülü yemek denedik. İkisi de çok başarılıydı. Burası sizi hızlı bir yemek ihtiyacında kurtarabilir. Diğer yerler ise Restoran PLATO ve Republika Grill. Saraybosna’da bir başka balkan yemeği olan, aynı zamanda Tekirdağ köftenin uzaktan akrabası olan cevabi’yi (5 adetli menü oldukça doyurucu) Republika Grill‘de denedik yanında üzerinden peynir olan Śopska Salata aldık. Gayet memnun kaldık. Uygun bir müessese. Restoran PLATO ise Happy Moon’s minvalinde bir mekan, iç mekanda sigara içilen ve içilmeyen bölüm var. Oldukça gürültülü bir yer. Tavsiye etmiyoruz.

Cantina de Frida, Kalemegdan’ın hemen altındaki bir sıra boyunca dizilen mekânlardan biri. Hepsi üç aşağı, beş yukarı aynı. Biraz fazla gürültülüler. Ekstra bir numarası yok. Bir şeyler içmek ve gün batımının ışığının Sava Nehri’ne vurduğu yerde biraz vakit geçirmek isteyenlere bu tavsiyemiz eğer oturmayacaksanız bile yürüyüş yapmak için güzel bir güzergah.

Gelelim tatlı için hastası olduğumuz yere: Princess Puff Belgrade. İçinde farklı kremaların olduğu puff’lar çok başarılı biz iki günde tattık. Knez Mihajlova’ya çok yakın yer. Tanesi 225 dinar. Mutlaka deneyin; bize karamelli, çilekli ve bademli olanlara bayıldık. Ferdinand knedle da aynı şeyi yapıyor ama biz orayı denemedik. Siz denerseniz mutlaka haberimiz olsun. Ne kaybettiğimizi bilmek istiyoruz. 🙂

PASTIS bistro ise eğer şehri keşfederken yorulduysanız bir şeyler atıştırmak ve soluklanmak için makul bir yer. Çalışanları güler yüzlü ve anlayışlı. Kruvasanları meşhurmuş, biz denemedik ama siz deneyebilirsiniz.

Gidemediğimiz yeme-içme durakların da ise hem internette hem de arkadaşlarımızdan övgüleri aldığımız Little Bay, Коноба Акустик – Beograd ve Trattoria Pepe‘yi buraya bilginiz olsun diye ekliyoruz.

Belgrad hakkında birkaç tüyo ve son eklemeler:

  • Gittiğimiz gitmediğimiz ama favorilere aldığımız tüm Google Maps Belgrad listemize buradan ulaşabilirsiniz.
  • Pandemi neredeyse tamamen kalkmış. Pasaportta aşı kartımızı bile sormadılar. Buradan anlamalıydık ki açık hava, kapalı mekân fark etmeksizin neredeyse herkes maske takmayı bırakmış.
  • Havalimanından ulaşım A1 Shuttle ve 72 numara ile oluyormuş. Biz gidiş ve dönüşte de 72 kullandık. Şehre gelirken sıkıntı yoktu ama dönüşte inanılmaz kalabalık oluyor. Shuttle daha mantıklı olabilir. Ayrıca 72 numara çok fazla durağa sahip o yüzden çok yavaş varıyor. Bilet 150 dinar.
  • Hazır havalimanından bahsettik. Havalimanının büyük bir kısmı inşaat halinde her taraf toz toprak anlayacağınız.
  • Havalimanı çıkışında taksiler sizi avlamaya çalışıyor. 35 euro gibi bir ücret isteyene rastladık. Düşmeyiniz efenim.
  • Havalimanında karşılama kapısından çıktığınızda hemen sağda döviz çevirme bürosu var. Küçük bir meblağ dinar çevirebilirsiniz.

Umarız siz de bizim gibi güzel bir tatil geçirirsiniz. Önerilerinizi ve deneyimlerinizi buraya eklemeyi unutmayın.

Hoşça kalın!

Önerilen Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir