Çocuğunuz Düşerse?

X [Twitter] ve Instagram hesaplarımı kitlediğim ve blogumun asıl amacı olan “herkesin faydalanabileceği” bir bilgi olduğu için buraya yazmak istedim. Başlığımız “Çocuğunuz Düşerse?” ama öyle sıradan bir düşme değil. Çocuklar elbet düşe kalka büyür ama biraz yüksek, biraz ters bir düşüş sonrası süreçte ne yapmanız gerektiğini –maalesef– kendi yaşadıklarımız üzerinden yazıyorum. Umarım kimse yaşamak zorunda kalmaz ama olur ya hayat, başınıza gelirse aklınızda olsun. Konumuz: Çocuk Nöroşirürjisi – Epidural Hematom.

Giriş

Evladımız Deniz, geçtiğimiz haftalarda öğlen vakti bazalı yatağımızda uyurken birden hareketlenip yataktan düştü. Düşmenin şokuyla ağlamış tabii ama akabinde her zamanki gibi hareketlerine ve oynamaya devam etmiş. Eşim dikkat kesilip düşmesinin hemen ardından vücudunu ve başını kontrol etmiş, ne kızarıklık ne de başka bir şey ancak birkaç saat sonra kafasının sol tarafında çok da büyük olmayan, ancak elle dokunulduğunda algılanabilecek bir şişlik fark edince çocuk doktorumuzla iletişime geçmiş. Doktorumuz acile gitmemizi söyleyince evimize yakın olan Medicana Ataşehir Hastanesi‘nin aciline gittik. Acilde genel durumunun iyi olduğunu ama şişlik olduğu için riske atamayacaklarını söyleyip BT istediler. BT çekildiğinde kafatasında kırık ve kanama olduğu söylendi. Bu bizim için ilk şok oldu. Kanama kafatası ile beyin zarı arasında ve 7 mm civarıydı. Nöroloji doktoru geldi (Çocuk Nöroşirürjisi değil) ve bizi bilgilendirdi. Deniz’i hastaneye yatırıp 2 ve 6 saat aralıkla BT çekerek takip edeceklerini, kanamanın gidişatına göre hareket edeceklerini söyledi. Hazırlıklar yapılırken serviste yer olmadığı için çocuk yoğun bakım olan bir yere sevk edilmemiz gerektiğini söylediler. Fatih Sultan Mehmet Hastanesi ve Göztepe Eğitim Araştırma Hastanesi ilk önerileriydi. Özel hastane önerisi sorduğumuzda her yerde çocuk yoğun bakımın olmadığını söylediler. (Bana oldukça garip geldi.) Koskoca İstanbul’da bu konuda böyle bir eksik olması absürttü. Tam o esnada Acıbadem Altunizade‘deki çocuk doktorumuz İlkay Hanım‘a tekrar ulaştık, Acıbadem’e gelmemizi ve orada çok iyi bir ekibin olduğu söyledi.

İş çıkış trafiğinde dörtlüleri yakıp 30 dakikalık belki de hayatımızın en uzun yolculuğu yaptık. Bu esnada Deniz’i beslemedik ve kontrollü uyutmaya çalıştık. Genelde düşme vakalarında uyutmamak gerektiği bilinir ama halsizliğinin uykusuzluk mu düşmenin etkisi mi olduğunu anlayamayacağımızı fark ettiğimizde kısa kısa uyutmanın daha doğru olduğunu düşündük. Doğrusu da iki saatte bir uyandırıp kontrol etmekmiş. Arabada kısa bir kestirdi ama çok uzun uyutmamaya çalıştık, bu kestirmelerden sonra enerjisi hep iyiydi.

Gelişme

Altunizade Acıbadem aciline varınca hemen durumu izah ettik, Medicana’dan bize verilen kaydı onlara teslim ettik. Çocuk nöroşirürjisi bölümünden bir doktor gelip Deniz’i muayene etti. Oraya vardığımızda ilk BT’nin üzerinden iki saat geçmişti ama genel durumu çok iyi olduğu için iki saat sonra BT çekilmesini istediler. Bu esnada olası tüm hazırlıkların yapılması için kan tahlili alınması istendi. Medicana’da bir kan alınmıştı hatta yanımıza verdiler kolaylık olsun diye ama Acıbadem başka hastanede alındığı için o kanları kabul etmedi. (Buraya özgü değil, genelde kabul edilmiyormuş.)

BT ve kan değerleri çıktıktan sonra kanamanın çok az artmasına rağmen yayılımının arttığını, bunun da beyne baskı yaratabileceğini, kırığın yarattığı göçmenin düzeltilmesi gerektiğini ve kanamanın devam etme riski ile sonuçlarını bize olasılıklarıyla anlattılar. Yani Deniz’i acil olarak ameliyata almak istiyorlardı. Bu da ikinci şok oldu çünkü çocuğa baktığımızda hiçbir şeyi yok, konduramıyoruz. Doktorlar risklerden bahsediyor. %1 – %5’lik olasılıkların onlar için küçük ama bir ebeveyn için ne kadar büyük olduğunu orada anlıyorsunuz.

Ameliyat kararı alındı. Deniz en son öğleden sonra beslemiştik, böylece hızlıca ameliyata alabildiler. 4 saatlik bir açlık gerekiyormuş, Medicana’da da bize beslemememiz gerektiği belirtilmişti. Doktorumuz Çocuk Nöroşirürjisi ekibinden Doçent Doktor Bahattin Tanrıkulu idi. Operasyon yaklaşık 1 buçuk saat sürdü. Ameliyatın sonunda doktorumuz; kırığı onardıklarını, kanamayı durdurup temizlediklerini söyledi. Operasyon Epidural Hematom olarak geçiyor. Bu süreçte her şey çok hızlıydı, araştırma veya hekim/hastane seçme gibi bir ihtimal söz konusu olmadı ama araştırıp planlı bir operasyon olsaydı daha iyi doktorlar ve daha iyi bir hastane bulamazdık. Ayrıca ilk gittiğimiz hastanede de bizi doğru teşhisle yönlendirdiler, zaman kazanmamız için ellerinden geleni yaptılar. Hepsine, ayrı ayrı şükran duyuyoruz.

1 gece yoğun bakımda, 3 gece de odada geçirdikten sonra taburcu olduk. Odadaki ikinci gününden beri Deniz düşmeden önce nasılsa o enerjide çok şükür. İlk gün anestezinin bir yorgunluğu vardı. Taburcu olduktan sonra her iki günde bir pansumana gittik. 15. günde ise dikişleri alındı.

Ameliyattan bu yana günde iki kere EPİXX adı verilen nöbet engelleyici ilacı kullanıyoruz. (Bunu beyin ameliyatı geçirenler genelde kullanıyor sanırım.) Kafasına ikinci bir darbe almaması adına sürekli kolluyoruz. Tam emekleme dönemi, oldukça zorlanıyoruz. Deniz’in beşiği, oyuncakları ve odası için birtakım önlemler aldık. Üçüncü ve altıncı ayda kontrolümüz var. Üçüncü ayda EEG ve BT çekilecek.

Sonuç

  • Bebeğinizin sağlıklı bir uyku çeksin, uykusu bölünmesin, beşiğine geçirirken uyanmasın diye korumasız bir yatakta bırakmayın. Ne olursa olsun düşemeyeceği bir korumanın olduğu beşiğinde uyusun. Deniz‘den sonra bir sürü düşme hikayesi dinledik, çoğunun yanında ebeveynleri vardı düştüğünde.
  • Çocuğunuza 12 saat için bir güncelleme gelebilir ve bir anda çok hareketlenebilir.
  • Çocuğunuz düştüğünde mutlaka ama mutlaka iyi gözlemleyip doktora götürün.
  • Allah kullanmayı nasip etmesin ama çocuğunuzun mutlaka bir özel sağlık sigortası olsun. Bizimki Acıbadem – Sencard’tı.

Allah kimseye yaşatmasın. Güncellememiz olursa yazacağım.

Sağlıcakla kalın.

Scroll to Top