Bütçe Dostu Seyahat Rehberi – Bölüm 1: Makedonya

Öncelikle neden böyle bir seri ile başladığımızdan çok kısaca bahsedelim. Biz İstanbul’da yaşayan insanlarız ve ilk yurt dışı seyahatlerimizi genelde Avrupa ülkelerine yaptık. Euro-zone bölgesindeydi çoğu da. Mesafe kısaydı, uçak yolculuğu uzun sürmüyordu, aşina olduğumuz yaşamlar fakat farklı bir kültürel yaklaşım vardı derken çok git gel yaptık.

Şimdiyse Euro’nun alıp başını gitmesi sebebiyle o kadar kolay olmuyor malumunuz. O zaman dedik tüm gezdiğimiz yerler içerisinde en ucuza yaptığımız seyahatleri önceliklendirerek yazalım, okuyacak olanların da gözüne girmiş oluruz!

U-cuz ta-til diyerek tüm dikkatleri üzerimize çektiysek, yani hazırsanız başlayalım. İyi okumalar 🙂

Ucuz tatil dediğin vizesiz başlar!

Yani ya vize olmayan ülkeye gidilecek ya da daha önceden vize almış şanslı insanlarsanız o vizenin kullanılabileceği bir bölgeye gidilecek. Ama bir yere kesin gidilecek, işte o kadar!

Yeterince gaza geldiğimiz için önce vizesiz ülkelerden anlatmaya başlayalım dedik. Birinci bölüm için konuğumuz Makedonya.

Evet Makedonya’ya vize yok bu çok büyük bir avantaj. Fakat Makedonya’yı bize çekici kılan başka artıları da var; çok lezzetli ve kesinlikle Türkiye’den ucuz olan onlarca restoranı, Üsküp ve civarında görülecek bir çok farklı alanı var. Kısa kısa bahsedeceğiz hepsinden.

Şehre indiyseniz turumuza hazırız

Biz gezimize Üsküp’ten başladık. Açıkçası Makedonya için gezi planımızda Üsküp dışında çok nokta vardı bu nedenle de havalimanına iner inmez araba kiralama seçeneklerini değerlendirdik. Üsküp havalimanı oldukça küçük. Yine de araba kiralama için 5-6 farklı şirketin havalimanı içinde ofisi var. Onlarca seçenek olmadığından hepsiyle konuştuk. Kimi sigorta için ayrıca avans para istedi kimi farklı seçenekler sundu. Biz henüz pek globalleşmemiş bir şirketten daha uygun fiyat aldığımızdan onu tercih ettik. 2016 Eylül’de günlük 37 Euro’ya düz vites bir Volkswagen Golf kiraladık. Daha uygun farklı marka ve modeller vardı hatta. Tarih bilgisini de veriyoruz ki fiyatların değişebileceğini göz önünde bulundurun. Tabii son bir ekleme, normalde sigorta yapmanızı öneriyorlar arabayı kiralarken. Biz sahip olduğumuz tüm Türk kanımızla ¨biz arabayı sağlam getiririz yea¨  diyerek sigorta yaptırmadık, siz kendi iç sesinizi dinleyin bu konuda 🙂

Araba kiralamazsak ne olur derseniz toplu taşıma gerçekten kullanmadığımız için bilemeyeceğiz. Onu farklı yerlerden de bir araştırın. Ama şehir ufak, 5 günlük bir tatil planlayıp 5 günü birden Üsküp’te geçirirseniz yaptığınız tatilden nefret edersiniz diye düşünüyoruz. Siz bizi dinleyip araba kiralayın ki civardaki güzellikleri bir görün.

Kiraladığınız araba ile dikkat etmeniz gereken husus park yerleri. Bu ciddi bir husus üstelik; 1-2 park cezası yemiş insanlarız, söz dinleyin. Biz gittiğimizde Kurban Bayramı tatiliydi bu nedenle şehir içindeki park alanları ücretsizdi. Tüm bayram boyunca istediğimiz gibi park ettik, son günümüz bayram sonrasına denk geldiğinden de güzel bir park cezası yedik. Park alanları oldukça bol şehir içinde ve bölgelere ayrılmış durumda. Normalde Makedonya vatandaşları park alanının bölgesini gösteren levhalardaki kodu, yine o levhalardaki numaraya sms ile göndererek park ödemesini yapıyor. Biz turistler içinse park yeri ödemesi yapılan küçük dükkan/büfe tarzı yerler var. Aracınızı park ederken civardaki insanlarla mutlaka konuşun sizi yönlendireceklerdir. Ek olarak alışveriş merkezlerinin ücretsiz otoparkları hayat kurtarır.

Peki Üsküp’te nereye gidelim, ne yiyelim!

Üsküp küçük bir şehir. Buraya 1-2 gün ayrısanız yeterli aslında. Mutlaka gidin diyebileceğimiz ilk yer Old Bazaar, Üsküp Türk Çarşısı ya da yöre dilindeki ismiyle Стара Чаршија (bu da stara çarşıya gibi okunuyor sanırım – kiril terk 🙂 )

Burası Osmanlı döneminden kalma eski çarşı semti şehrin. Yanyana bir sürü tahta, eski dükkanın yer aldığı çarşıda yemek yemek için güzel seçenekler de var. İlk tercihimiz Turist’ten yana olmuştu yemek için, kalabalıktan sıra bize gelmeyince ve çok aç olduğumuzdan burada yiyemeden kalktık. Destan’a gittik. İnanılmaz lezzetliydi! Önden uyaralım, Balkan bölgesindeki dostlarımızın porsiyon anlayışı ile bizim Türkiye’dekiler arasında kocaman bir fark var. Destan’da sipariş edeceğiniz bir porsiyon köfte eski tip metal tabaklarda, boyu bizim Tekirdağ köftenin 2 katı olan 10 köfte demek. Türkiye’deki yeme alışkanlığı ile bir porsiyonu iki kişi paylaşsanız bile doyarsınız yani ama paylaşmayın, herkes kendi köftesini yesin çünkü çok iyi. Üstelik gerçekten ucuzdu tabii üzerinden 1 yıldan fazla geçti fiyatı hatırlayamıyoruz şu anda gerçekten. Fakat ucuzdu! (vallahi)

Karnımız da doyduğuna göre kalacak bir yer bulalım

Biz tüm Balkan gezimizde (ki hepsini tek tek anlatacağız) kalacağımız yerleri şehre girdikten sonra bulduk. Bunun bir kaç sebebi vardı; booking.com, Airbnb gibi seçeneklerde hep ücretli iptal seçenekleri vardı. Açıkçası gözümüzle görmeden budur deyip parayı basmak istemedik. Tüm seçenekleri taradık, fiyata ve kalitesine göre sıraladık, kapısına kadar gittik baktık, gözümüzün tuttuğu yere girdik ve Booking’teki fiyatı göstererek o fiyattan tutmayı denedik. Airbnb’de zaten çok sıkıntı olmadı. Booking’te başarı yüzdemiz de %80 diyebiliriz. Önden tutarsak daha rahat ederiz derseniz önden buyrun. Zaten tüm Balkan bölgesinde kaldığımız en pahalı yere 35 Euro vermiştik gecelik, 4 kişi için. Kimi zaman 2 oda, kimi zaman 2 odalı daire şeklinde. Yine hatırlatalım, 1 seneden fazla oldu ama doğru bir araştırma ile ucuza çözebilirsiniz bu kalacak yer konusunu.

Her şey tamam, artık gezme zamanıdır.

Şehir merkezinden başlayalım; şehir içinden geçen Vardar nehri tam şehrin ortasından geçiyor demek yanlış olmaz. Nehir hattı üzerinde eski, yeni bir çok köprü iki yakayı birbirine bağlıyor, köprülerin ortaya çıkardığı görüntü çok hoş. Eski taş köprü bu görülmesi gereken yerlerden biri. Yukarıda bahsettiğimiz Eski Türk Çarşısı’nda yemek yedikten sonra bu taş köprüye yürümeniz 10 dk sürmez tahminimizce. Köprüyü gördük, fotoğrafları çektik tamam. Devam edelim ileri doğru, işte Büyük İskender heykeli. Heykelin olduğu meydan, taş köprü ve eski çarşı hattında bir çok cafe, restoran göreceksiniz. Biz rastgele birine oturup kahvemizi içmiştik, yine hem ucuz hem de lezzetliydi.

Elimizdeki en iyi durumdaki bu korkunç Büyük İskender Heykeli fotoğrafı için özür dileriz 🙁 (biz oradayken şehir merkezinin %60’ı inşaat halindeydi burada da görüldüğü gibi)

Bu eski Taş Köprü civarında bir de tatlı heykel var, Vardar Nehri içinde. Bize Kopenhag’taki meşhur Küçük Deniz Kızı Heykeli’ni anımsattı. Onun da 1-2 fotoğrafını çekin mutlaka 🙂

Vardar Nehri içindeki heykel.

Bu eski Taş Köprü’nün birbirine bağladığı nehir kıyıları boyunca çokça müze de göreceksiniz. Biz hızlandırılmış bir yolculuk yaptığımızdan pek müze gezmedik. Hatta Taş Köprü’nün Eski Çarşı kısmında müzeler, Büyük İskender Heykeli kısmında cafeler ve restoranlar var demek yanlış olmaz. Gezinizi buna göre planlarsınız artık.

Buradaki tüm göreceklerinizi gördüğünüzü düşündüğünüz anda Eski Çarşı’yı arkanıza alın ve karşınızdaki tepenin üstüne doğru bakın. Gördünüz! Kocaman bir haç, Milenyum Haçı. Pazartesi günleri Milenyum Haçı kapalı, bu konuda çok netiz çünkü biz bir pazartesi günü kendisine ulaşmaya çalıştık ve başaramadık. Oradan şehre bakmak çok güzel olacaktır eminiz, çekebileceğiniz en iyi Üsküp fotoğrafı için buraya bir uğrayın. Diyelim ki bizim gibi bir pazartesi oradasınız ve sadece o gün! Öncelikle kara bahtınız, kör talihiniz için bir kaç cümle sarfedin fakat çok üzülmeyin, Milenyum Haçı’na giden yolda çok müthiş şehir parkları var. Manzaranın da tamamını olmasa da belli bir yükseklikten bir kısmını görüp, yarı özellikli bir Üsküp seyir terası fotoğrafı çekebilirsiniz. Bu arada Milenyum Haçı’na arabayla ulaşmaya çalışırken biraz zorlandık. Google Maps’te yol gibi gözüken ama aslında bir parça toprak patika olan çok fazla yer vardı, dikkat edin.

Yukarıda saydığımız yerlerin dışında tamamen serbest gezen bir şekilde şehri keşfe çıkın tabii. Çünkü her seyahatiniz sizden izler taşımalı. Makedonya için diğer önerilerimizi Üsküp dışından seçerek devam edeceğiz.

Üsküp bitti, sıradaki?

Sıradaki yerimiz Kanyon Matka! Muhteşem bir güzellik. Üsküp’ün çok dışında sayılmaz, şehir merkezinden araba ile 30 – 45 dk uzaklıkta. Kanyon girişinde arabanızı park ediyorsunuz, sonrasında içeri doğru yolculuğunuz başlıyor. Yaklaşık 20 dk sanırım, kanyonun harika manzarasını takip eden dar yolda ilerliyorsunuz. Bir noktada artık doğa dışında bir şey ile karşılaşmayacağınızı düşünüyorsunuz ama pes etmeyin. Karşınıza Crkva Sveti Andreja çıkacak. Küçük taş bir otel ve civarında bir kilise. Otelin kanyona bakan terasında oturup manzaraya doğru bir kahve için. Şehir merkezinden daha pahalı tabii, burası biraz daha turistik çünkü. Bu noktadan küçük motorlarla kanyonda ileriye doğru tur da alabilirsiniz. Biz almadık, terastaki kahve bize yetti.

Kanyon Matka.

Makedonya demişken Ohri olmadan olmaz

Makedonya için size önereceğimiz son bölge Ohri. Üsküp’ten arabayla 2 buçuk saat uzaklıkta. Üsküp’te kalacağınız yeri tüm tatil boyunca tutmayıp 2 gün geçirdikten sonra kalan tatilinizi Ohri ve çevresinde geçirmenizi tavsiye ederiz. Maksimum 5 günlük bir tatil planı ile ideal bir gezi tamamlamış olursunuz.

Ohri Gölü’nde Gün Batımı.

Ohri gölüne kıyılı bu minnoş yer biraz emekli sitesi hissi uyandıracak önden söyleyelim. Fazla huzurlu duruyor. İskelenin oradan başlayarak sahil boyunca restoranlar var. Biz Chun‘da yedik, çok lezzetli ve uygundu. 4 kişi için sofra donatıp yaklaşık 100 TL’lik bir hesap ödemiştik. Yöresel bazı sosları mutlaka denemelisiniz; lütenitsa ve ajvar. Türkiye’de marketlerde bu sosların hazırları var artık gerçi ama orada, yerinde de deneyin. Ha bir de burada tavuk şiş çok havalı geliyor masaya. Böyle askıya takılmış şişlerde falanlı geliyor. Aklınıza olsun.

Küçük bir kalesi var Ohri’nin mutlaka uğrayın, Çar Samuel Kalesi. Kale kadar kaleye giden yolda göreceğiniz şirin köy evleri ve sokaklarını da seversiniz çünkü.

Ohri’ye yüksekten bir bakış.

Sahile çıkan yollardan birinde küçük bir börekçiden börek alıp sahilde yemiştik. Haritadan baktım şu anda yerinde bu adres var. Yediğimiz börekleri önerirdim ama bu yeni bir yer olabilir, gözünüz tutmazsa almayın.

Biz Ohri’de biraz merkezin dışında kalan bir yerde oda tutmuştuk. Hem çok iyi bir Ohri manzarası hem de gittiğimizde bahçede topladığı incirlerden bize ikram eden görevlileri vardı. Baktık ama ismini bulamadık. Fiyat açısından 2 kişilik 2 odayı gecelik 35 Euro civarında tuttuğumuzu söyleyebiliriz. Manzaradan bahsetmiştik değil mi?

Yazın gölde yüzülüyor diye duyduk. Biz yaz bittiğinde oradaydık, göle giren yoktu. Biz de söyleyenlerin yalancısıyız!

Son olarak Ohri’ye gidince civarda uğrayabileceğiniz güzellikler de var. Galichica Ulusal Parkı mesela. Biz buraya da uğramadık çünkü bilmiyorduk. İşte bazen gezip görmüş birilerinin önden anlatması gerekiyor gerçekten. Ohri ve Prespa göllerinin arasında kalan bir park. Ohri merkezden araba ile 1 saat kadar uzaklıkta, gitmişken görün mutlaka yani.

Makedonya’ya dair aklımızda kalan enteresan bilgiler de vardı. Buyrun bonuslar;

Bonus 1: İngilizce bilgileri çok iyi değil fakat Türkçe konuşmaları bazen anlayabiliyorlar. Biz Makedonya’dayken deprem olmuştu (biz gezilerimizden olaysız ayrılamıyoruz maalesef). Earthquake diye tekrar tekrar sorduk yöre halkına hani ¨o ses neydi amcacım, deprem miydi?¨ anlamında arka arkaya tekrarladık ¨ Earthquake? Earthquake?¨  diye ve anlaşamadık. En son ¨Deprem?¨  dedik ve istediğimiz cevabı aldık. ¨Da!¨

Ama korkmayın deprem olur mu diye. 65 sene önce olmuştu daha önceki depremleri. Aktif bir deprem kuşağındalar mı bilmiyorum. Bizim kaderimiz de olabilir.

Bonus 2: Üsküp – Ohri arasında giderken bizim dikkatimizi çekti. Sırayla göreceğiniz köylerden bazıları Müslüman bazıları Hristiyan. Bir köyde camii diğer köyde kilise göre göre ilerliyorsunuz yol boyunca. Değişik bir hissi oluyor bu durumun. Ben ¨ ne güzel ya nasıl da anlaşıyorlar¨  diye düşünmüştüm ekiptekiler bana aslında pek de anlaşamıyorlar deyip son yıllarda gelişen olayları anlatana kadar 🙁

Bonus 3: Üsküp’teki bir çok yerin isminin Büyük İskender olduğunu göreceksiniz. Meydandaki heykeli, havalimanının adı gibi. Yunanistan ve Makedonya’nın Büyük İskender’i bir türlü paylaşamadığını da bu gezim sırasında öğrenmiştim. Yunanlılar İskender’in Yunan olduğunu, Makedonyalılar ise Makedon olduğunu iddia ediyormuş. Hatta Yunanistan Makedonya’nın sadece ¨ Makedonya Cumhuriyeti¨  ismini almasına Birleşmiş Milletler ülkeyi tanıma kararı alırken itiraz edip, ülke adının ‘Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti’ olmasını istemiş. Bu nedenle online haritalar vb yerlerde FYROM diye görülüyor Makedonya ülke ismi – Former Yugoslav Republic of Macedonia.

İşte vizesiz, kalacak yer için ayırmanız gereken bütçenin gecelik 2 kişi için 60 – 100 Euro olmadığı, yiyeceğiniz çok lezzetli yemeklerin gayet ucuz olduğu 5 günlük bir tatil. Mis 🙂

Uçak biletleri hakkında ucuzdur, pahalıdır gibi yorumlar yapamıyoruz, çünkü tüm bilet fiyatları sanki çıldırdı. Sadece Skyscanner‘dan bakmayın, tüm havayolu şirketlerinin websitelerine abone olun ve kampanyaları yakalamaya çalışın. Çok işe yarıyor 🙂

Şimdilik bizden selamlar, sevgiler. Gezip de fotoğrafları bizimle paylaşmayı unutursanız gönül koyarız!

Önerilen Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir