Firenze: Siz Onu Floransa Olarak Biliyorsunuz

İtalya gezilerimiz sadece Roma ile sınırlı kalmadı. Roma Termini Tren İstasyonu’ndan Firenze‘ye doğru yol aldık. Çok İtalyanvari söylüyoruz adını aşırı havalıyız Firenze deyince ama bildiğiniz Floransa işte! 🙂

Tren yolculuğu ile Roma-Floransa arası yaklaşık olarak 3 buçuk saat civarında sürüyor. Floransa’daki Santa Maria Novella Tren İstasyonu’na varıyorsunuz. Roma’yı akşamüstü saatlerinde terk ettiğimiz için Floransa’ya vardığımızda şehre çoktan karanlık çökmüştü ve günün verdiği yorgunlukla birlikte hostelimizi bulmak zorundaydık. Çok geçmeden hostelimizi bulduk ama hostelimiz Roma’dakine kıyasla daha iyi sayılmazdı.

Tren istasyonunun önünden otobüsler kalkıyor.

Tam gezmeye başlıyorduk ki bir de ne görelim; Pazar! Merakla kendimizi pazara attık. 

Pazarda hediyelik eşyadan, çantalara ve birçok şeye ulaşabiliyorsunuz.

Pazardan çıktığımızda (elimiz boş çıkamadık tabii!) şehrin kalbine doğru yol aldık.

Şehri kalbi dedik çünkü gerçekten öyle. İhtişamı sokak aralarına kadar taşıyor.

Neden şehrin kalbi olduğunu anlamanıza yardımcı olması için sokak arasından bir kare. Bu ihtişam yeterli değil mi?

Dışı içinden daha ihtişamlı! O konuda net olalım. 🙂

Floransa’da Görülmesi Gerekenler

Santa Maria Katedrali! Roma’dakine benzer bir detaycılık katedralin dışı için bolca kullanılmış lakin aynı şeyi katedralin iç kısmı için söyleyemeyeceğiz. İçi ile dışı arasında çok büyük bir fark var. Vatikan’daki bazilika içleri en az dışları kadar detaycı olduğunu görmüştük. Gerçi burayı Vatikan ile kıyaslamak pek adil olmaz.

Zorlu bir yolculuk ama değer!

Katedralin hemen yanında gotik mimari yapısıyla Giotto’nun Çan Kulesi var. Panoramik görüntü olur da biz kaçırır mıyız? 6 Euro’ya bütün Floransa’yı görmek mümkün. Tabii bu ağır sırt çantalarımızla daracık 414 adımı atmak zorunda olduğumuz gerçeğini değişmedi!

Tepelerin ortasında bir ova: Firenze.

İşte panoramik görüntülerden birkaçı…

Rönesans’ta kaçak yapılaşma yokmuş.

Galileo müzesinin hemen yanındaki Arno nehrinin kıyısında oturarak geçirdik. Pek keyifli anlardı. 

Arno Nehri’nde kano yapanları seyir etmek güzel.

Bu arada “Gamer” kategorisine giren arkadaşlar eğer “Assassin’s Creed 2” oyunun oynadılarsa bu şehirde çok eğlenecekleri ve mutlu olacakları kesin! Bir de tabii Medici dizisini izleyenler. 🙂 Medici Riccardi Sarayı ve Medici Şapeli tren istasyonundan inip şehrin içine doğru yürümeye başlayınca hemen göreceğiniz iki müthiş bina.

Nehrin kıyısında oturduktan sonra sağ alttaki fotoğrafta görünen Ponte Vecchio’ya yani Eski Köprü’ye gittik. İçerisinde çok sayıda hediyelik eşya, kuyumcu dükkanı vardı. Bize Bursa’daki Irgandı Köprüsü‘nü anımsattı. Adının “Eski Köprü” olmasının nedeni ise; İkinci Dünya Savaşı’ndan sırasında bombalanmayan tek köprü olmasından kaynaklanıyormuş.

Arno Nehri kıyısında oturanlar, güneşlenenler…

Floransa’da Gezilecek Müzeler

Floransa’ya gitmişken uğramanız gereken önemli müze ve galerilerden de kısacık bahsedelim. Yani zaten her sokak müze gibi ama mutlaka uğrayın dediklerimiz var: Bunlardan ilki hemen yukarıda bahsettiğimiz Ponte Vecchio‘ya sadece 3 dakika uzaklıkta olan Uffizi. Rembrandt’tan Botticelli’ye bir çok ünlü ressamın eserleri var içeride. En bilinenlerden biri Botticelli’nin Venüs’ün Doğuşu tablosu olabilir.

Bir diğeri de Michelangelo’nun 5,17 metre yüksekliğindeki ünlü “David” yani Davut Heykeli. Tamamı mermer heykelde Davut’un Golyat’a saldırmaya karar verdiği an simgeleniyormuş ve yapımı yaklaşık 3 sene sürmüş. Mutlaka gidip kendisini görmek için uğramanız gereken yer de Galleria dell’Accademia. Biraz şehrin içerisinde yer alıyor. Buraya giderken sokaklar daralacak hatta baya baya ‘doğru yerde miyiz?’ diye düşüneceksiniz. Korkmayın muhtemelen doğru yerdesiniz. İçeri girer girmez hemen karşıda gerçekten aşırı ihtişamlı olan David’i göreceksiniz. Biz karşısında bir süre oturup izledik açıkçası, devasa heykeldeki vücut detayları çok başarılı. Kendimiz fotoğrafını çekemedik, çünkü yasaktı. Fakat alıntı bir fotoğrafı burada sizinle paylaşıyoruz. Şurada da yakın bazı fotoğraflarla Michelangelo’nun ne kadar detaylı çalıştığını göstermişler, gitmeden bakınız.

Aslında Floransa’da sokaklarda gezerken 1-2 kez Davut Heykeli görebilirsiniz sokakta. Çünkü şehirde heykelin 1-2 replikası var, hatta bir tanesi hemen Uffizi yakınlarında Piazza dello Signoria’da. Bu meydanda sadece David’in replikasını değil aynı zamanda 3-4 başka heykeli ve Fontana del Nettuno yani Neptün Çeşmesi’ni göreceksiniz. Bu heykellerden bir diğeri de Rape of the Sabine Women. Bu bilgiyi şu nedenle özellikle ekledik, Floransa gezimizde bu Sabine Kadını’nın çokça heykelini gördük. Sizin de dikkatinizi çekecektir. Anlayacağınız Piazza dello Signoria resmen bir açık hava müzesi, üstelik şehrin ortasında ve gezmesi ücretsiz. 🙂

Kısa Floransa gezimizinde böylece sonuna gelmiş bulunuyoruz. Arrivederci!

Önerilen Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir