Kuzey İtalya; Milano ve Como ile Güzel!

Ansızın gelişen gezilerimizden birini sizinle paylaşıyoruz. Ansızın geliştiği için oldukça hazırlıksızdık aslında, yalan yok ama Kuzey İtalya gezimizde istediklerimizden sadece bir-iki tanesini yapamadık. Bu da bizim için başarı! O zaman Milano ve Como maceramızı beraber yaşamaya başlayalım.

Milano

İstanbul’dan Milano’ya çok fazla sefer var. Bunu önden belirtelim. Malpensa Havalimanı’na iner inmez P3 numaralı çıkıştan Malpensa Express adındaki tren ile Milano Centrale (ÇENTRALE diye okunur) tren istasyonuna yaklaşık 1 saatte varıyorsunuz. Bilet fiyatı 13 euro. (Hemen ücrete girmişken şunu söyleyelim. Biletlerinizde “validation” olayı çok önemli. Bu trende herhangi bir makineye okutmanız gerekmiyor, görevli gelip kendi yırtıyor.) Bu arada şehir merkezinde birden fazla istasyon ve durak var. Eğer hosteliniz hangisine yakınsa onlardan birinde de inebilirsiniz ama en büyüğü ve etkileyici olan istasyon bu. Gezi aslında burada başladı bile!

Milano şehir merkezine geldik. Önce kalacak yer: Hostelimiz tren istasyonunu yürüyerek yaklaşık 5 dakika mesafede şirin, tatlı bir tesis. Bunu nasıl bulduk peki? Aslında Como’da hostel için seyahat bilgisine çok güvendiğimiz bir arkadaşımızdan tavsiye almıştık. Sonrasında fark ettik ki aynı Ostello Bello hostel zincirinin burada da tesisi varmış. “Ne kadar farklı olabilir ki?” dedik. 🙂 Pek de memnun kaldık. (Ara not girelim: Booking değil, kendi siteleri üzerinden rezervasyon yaparsanız daha uyguna kalmış oluyorsunuz.) Çalışanlar güler yüzlü, yardımsever. Havlu ve kilide para almıyorlar. Girişte bir “Welcome Drink” hediye ediyorlar. (Bunun için önceden e-postanıza gönderilen bağlantıdan kişisel bilgilerinizi girmenizi rica ediyorlar. Kolay check-in için…) Kahvaltı her hosteldeki gibi standart ancak gün boyu çay, kahve, kurabiye, meyve bedava. Ek olarak saat 7 ile 9 arasında ücretsiz akşam yemeği veriyorlar. Bu pek rastlamadığımız bir durum. Makarna ve meze ağırlıklı olduğu için gayet tatminkardı. Özellikle efsanevi Roger Federer & Novak Djokovic maçını izlerken çok güzel gitti. Evet, çantalarımızı kalacağımız yere bıraktıktan sonra Milano gezimize başlayalım.

Milano’da Gezilecek Yerler

Duomo di Milano

Milano’nun en bilindik, en uğrak mekânı. Avrupa’nın en büyük katedrallerinden biri hatta yanlış hatırlamıyorsak ilk 5’teydi. Üzerinde binlerce heykel var, dış mimarisinde o kadar detay var ki çoğu detay farklı tarz olmasına rağmen bize Art Nouveau’nun bilinen bir temsili olan La Sagrada da Familia‘daki o büyüleyici havayı anımsattı. Dışı demişken bir de üzerinden çatıya çıkabiliyorsunuz; (asansörsüz) çatı ve içi 13 euro. Ziyaret saatleri ise 08:00-19:00. Bu arada katedralde direkt olarak çatıya çıkan bir giriş var. En tepeden aşağıya doğru inmenizi öneririz. Çatısı o kadar güzel ki tam rooptop party yapmalık. (Allaamm sen günah yazma!)

Kilisenin için de, dışındaki meydan da hınca hınç dolu. Adım atacak yer yok. Meydanda siyahi kardeşlerimiz kuşlara yem vermek kisvesi altında eurolarınıza göz dikiyor, aldanmayınız.

Galleria Vittorio Emanuele II

4 devasa koridorlu alışveriş merkezi ama alışveriş merkezi dediğimizde, aklınıza bildiğimiz AVM’ler gelmesin… 19. yy’da yaptırılan bu şaheserde şimdilerin kaliteli ve ünlü markaları, ünlü restoranları yer alıyor ama çehresindeki sanatsal fikirler ve mimari yapısı ile sizi bambaşka bir devire ışınlıyor.

Eskilerin AVM’lerinden… Bir t-shirt’e 100 euro bayılmak isteyenler burada buluşuyor.

Duomo’nun hemen yanı başında olduğu içi hızlıca bir göz atabilirsiniz. Fiyatlar tabii el yakıyor.

Leonardo3 Museum

Galleria Vittorio Emanuele II’den bahsederken hemen aynı yerde bulunan bir müzeden bahsedelim: Buraya girmeniz şart değil ancak daha önce Roma, Floransa‘ya gitmediyseniz ve ilk defa İtalya’ya ayak basıyorsanız; mutlaka gidiniz. Leonardo da Vinci’nin eserlerinin derinlemesine aktarıldığı bu dijital müzede, hayatı boyunca yaptığı icatları küçüklü büyüklü replikaları ile inceleyebiliyorsunuz. Ayrıca müzenin bir kısmında birkaç tane basit icadını kendiniz tahtalarla yapabiliyorsunuz. Ek olarak “Son Akşam Yemeği“nin detaylarının aktarıldığı interaktif kısmına da vakit ayırmanızı öneriyoruz. Her gün saat 09:30 ile 22:30 arasında açık. (Akşamınızı da değerlendirebilirsiniz böylece.) Giriş ücreti: 12 euro + 4 euro’ya da kulaklık ile detayları dinleyebiliyorsunuz.

Hazır Rönesans’tan bahsediyoruz; Son Akşam Yemeği‘ni görmeden olmaz ama görebilmek çok büyük mesele. Belki de aylar öncesinden uçak bileti aldıktan hemen sonra bunun için rezervasyon yaptırmanız şart. Sürekli F5’e basarak sayfayı yenileyiniz. Başka yolu yok! Yeri ise burada.

Spontini

Duomo yakınlarında yer alan meşhur pizzacı. Farklı farklı menüler var. İçecek ve pizza menü yaklaşık olarak 6,5 euro. Tadını çıkarın, biz çıkardık! Num-num.

Cioccolatitaliani

Beyniniz donacak ama çok güzel dondurmaları var. Pizza sonrasında tatlıya yer kalırsa mutlaka deneyin.

Spontini’nin hemen karşısında!

Bir de bunların hemen yakınında Luini var, böyle kahvaltılık her şey. Biz o gün denemedik, yarın sabah kahvaltılık alırız dedik ama kapalıyken denk geldik. 🙁

Castello Sforzesco

Bu kaleden bahsetmeden önde bir ara not daha düşelim: Milano çok düz olmasına rağmen eğer -bizim gibi- gün sayınız kısıtlı ise tek uzun gününüzde tek günlük ulaşım bileti almanızı öneririz. Yanlış hatırlamıyorsak 4 euro falandı, biraz küsuratı olabilir. (Tek biletin 2 euro olduğunu düşünürsek, daha makul.)

Namına yakışır şato!

Burası biraz uzak olduğu için metro ile geldik. Durağın adı: Cairoli Castello. Buraya hemen yakında bir Decathlon mağazası var. Buradan piknik yapmak isterseniz ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Fiyatları gayet uygundu, Türkiye’de bulamayacağınız şeyler de var. (Reklam almış gibi olduk ama valla reklam değil! 🙂 )

Şatoya girip, gezdikten sonra Arco della Pace‘e giderken burada devasa bir park var. Bu yüzden yanınıza yiyecek, abur cubur alıp bir burada kısa bir mola vermeyi unutmayın.

Brera

Brera, akşam üst vakti gitmeniz uğramanız gereken 2 güzide kısımdan biri Milano’da. Biz Navigli’yi daha çok sevdik ama buraya daha çok ailecek bir pizza gecesi yapmak için gelebilirsiniz. Çok da geçe kalmadan; gelmişken Santa Maria del Carmine Church‘ü de gezebilirsiniz. Önünde devasa bir insan vücudu tasviri var. Görmeden geçmeniz neredeyse imkânsız!

Navigli

Canımız Kuzey İtalya’nın aperatif kültürünü test ettiğimiz yerden biri. Birkaç kanalın çevresinde kafe, restoran ve pub’ların yer aldığı bölge. Işıkları, gün batımının yarattığı minnoşluk ile zaman âdeta akmıyor bu yerde. Biz FAB‘da takıldık ama sizin için birkaç öneriyi buraya bırakıyoruz:

  • Rita
  • Mag Cafe
  • Spritz Navigli Milano

Ayrıca Spritz Navigli Milano tarafındaki kanalın kenarında kendi içeceğiniz ve yiyeceğiniz ile de oturabilirsiniz. Zaten geceleri insanların buralara serildiğine denk geleceksiniz. Bu arada unutmadan yanınızda kesinlikle sivrisinekkovar sprey getirin. Tüm geziniz için geçerli!

San Siro

Fazla söze gerek yok! Holiganlar için mabetlerden biri. Yalnız çok sıra olduğunu söylemek gerek. Vaktimiz az olduğu için biz girmedik.

Diğer bilinen bir ismi ve 80.000 kişilik kapasitesi ile Giuseppe Meazza!

Casa degli Omenoni

Buranın önünde fotoğraf çektirmeyi unutmayın. Google’ladığınızda ne olduğunu anlayacaksınız. Fazla söze gerek yok.

Milano’yu bu kadar gezebildik, sıra Como’da…

Como

Aslında sadece Milano’yu gezip görecektik sonra dedik ki “Neden dağlara çıkmıyoruz?Como San Giovanni İstasyonu‘na trenle ulaşabiliyorsunuz. (Milano Centrale’den de kalkan trenler bazen değişikle Garibaldi F‘den de kalkabiliyormuş, 15-20 dakikalık bir koşturmacamız oldu.) Banliyo treni tadında trenle hem de gayet ucuza Como’ya varabiliyorsunuz. Sadece 40 dakika zaman istiyor. (Tabii bizim trenimiz aktarma yaptığı ve bir abla tren raylarında yürüdüğü için 2 saatte anca vardık, bizde macera-heyecan bitmez.) Ücreti: 4,80 euro. Biletinizi Milano Centrale’deki otomatlardan alabilirsiniz ya da www.trenitalia.com‘dan da alabilirsiniz. Trenleri ve ücretlerini buradan takip edebilirsiniz. (Trennord da olabilir.)

Como’da Gezilecek Yerler

Duomo di Como

Milano’daki katedralin xxsmall versiyonu. Romalılardan kalma Katolik bir katedralmiş burası. Gotik yapısı ile kendini fark ettiriyor.

İçinde ise Son Akşam Yemeği‘nin bir farklı tavsirine denk geldik. Pek bilinmiyor. 😉 Daha doğrusu daha farklı açı ile yapılmış bir eser. Bulabilirseniz süper olur. Çok büyük değil.

Funicolare Como

Como’yu gezdiniz, şimdi sıra biraz da Como’ya tepeden bakmada… Füniküler ile tepeye çıkarak Alp’lerin uzantıları olan sıra dağları ve Como’yu ve gölü seyredebilirsiniz. Brunate tepesinde aslında Volta’nın Deniz Feneri var ama oraya 3 kilometre tırmanmanız gerekiyor.

Şu dağların arkası Torino’ymuş!

Biz o gün çok yürüyüp yorulduğumuz için çıkamadık. 🙁 Siz deneyin ama biraz kondisyonlu olun. Füniküler ile çıkış-iniş ücreti: 5,50 euro.

The Life Electric of Daniel Libeskind

Como kıyısındaki marinayı korumak için yapılan duvarın sonunda mendirek kıvamında yapılmış modern bir sanat eseri. Kıyıda tam gölün ortasında kalıyorsunuz. Oturma alanı da yapmışlar. Gün batımının en güzel seyredilecek yerlerinden biri olabilir ki denedik. Tam karşınızdam batıyor güneş yaz aylarında… Kitabınızı alıp, günü batırmak için güzel bir lokasyon. 😉

Panino Buono Vista Lago

Fünikülerden indikten sonra akşam vakti ise aperatif zamanı. Klasik menüleri 8 euro. Servis biraz yavaş olsa da gayet memnun edici. Como’yu güzel bir açıdan seyretmek için güzel bir seçenek.

Como Gölü’ne Google Maps üzerinden kuş bakışı şeklinde baktığınızda “ters Y” şeklinde olduğunu göreceksiniz. Como bu ters Y’nin bir ucunda bulunuyor. Eğer vaktiniz varsa bu gölü keşfetmenizi öneririz. Bir sürü gidebileceğiniz destinasyon var: Lecco, Bellagio, Menaggio, Cadenabbia, Lenno, Tremezzo, Varenna ve dahası ama en mantıklısı Mennagio, Varenna ve Bellagio üçgeninde takılmak çünkü üç aşağı beş yukarı hemen hepsi aynı mantıkta… Nasıl bir rota kurduğumuzu ise aşağıda anlatıyoruz. 😉

Bellagio

Buraya giderken aman diyelim Mennagio ile karıştırmayın. Feribotlara binerken bir sürü turistin canının yandığı ve yanlış anladığı nokta. Feribotları beklediğiniz kapılardaki görevlilere mutlaka sorun. Çok yardımcı oluyorlar. Vurgulu bir şekilde de sesleniyorlar! 🙂 C30 numaralı otobüs ile 1 saat 10 dakikada Bellagio’ya ulaşabilirsiniz. Otobüsün kalkış yeri; trenden indiğiniz San Giovanni İstasyonu, bileti ise buradaki kafemsi gibi yerden alabilirsiniz. Bu da yaklaşık olarak 4 euro. Bu arada feribotla da gidebilirsiniz ama ama sabah dağ yamaçlarından gidip, akşam gölün içinden dönmek, sizce de daha mantıklı değil mi? 🙂

Timetable için hostelinizden yardım alın çünkü o bölgedeki zaman çizelgelerini okumak kabiliyet istiyor, azim istiyor, zaman istiyor. 🙁 Otobüsün sol tarafına oturun. Bunlar altın değerinde tavsiyeler! Her yerde bulamazsınız. 😛

Varenna

Bellagio’dan da Varenna’ya feribot ile 4,60 euro’ya geçebilirsiniz. Varenna, gezdiğimiz kasabalar arasında en renkli ve canlı olanı diyebiliriz. Biz daha çok sevdik.

Villa Monastero

Como etrafında çok fazla ünlü villa var. Villaları genelde ünlü yapanlar ise bir zamanlar buradan geçen ünlüler; George Clooney, Alfred Hitchcock, Madonna gibi gibi… Mesela Villa Balbianello‘da Star Wars: Episode II, Casino Royale ve Ocean’s Twelve gibi ünlü kült filmler çekilmiş. Neyse, oraya gitmedik ama Varenna’da Villa Monastero‘ya giriş yaptık ama sadece bahçesine. Giriş ise 6 euro. Diğer önemli villalar ise:

Hiç bitmesin istiyor insan…

Villa Carlotta (Buna gidemedik ama hostelimizde Como’nun yerlisi olan kız bunu önermişti.)
Villa Melz
Villa Olmo

Gelateria Riva

Como’ya geldik de dondurma yemedik.” demeyiz. Meşhur dondurmacı… 3 top dondurma 3,5 euro. Sıra dışı şeyler denemenizi tavsiye ederiz. Artık orasını da size bıraktık! Denediklerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın. Bu arada hemen bir ara sokağı var, merdivenli. Orada oturup ara sokaktan Como’nun kendine özgü yeşili ve mavisini izleyerek keyif sürebilirsiniz.

Yedik, içtik, gezdik ve magnetlerimizi aldık. Şimdi Como’ya dönüş vakti. Önce para: 11,60 euro. Yavaş feribotun parası ki bunu öneririz. Yaklaşık olarak 2 buçuk saat sürüyor. Evet, yazıyla İKİ BUÇUK SAAT! Neden derseniz, hem diğer kasabalara uğradığı için… Ama o kasabaları yakından görme ve fotoğraf çekme fırsatınız oluyor hem de gün batımını ve dağları dakika dakika seyretme lüksünüz… Müziksiz olmaz, güzel bir playlist indirin ve tadını çıkarın. Hızlı feribot ise 1 saat sürüyor ve daha pahalı (yaklaşık 16 euro civarında) Bu da aklınız olsun ancak önceden biletini almanız gerek aksi halde yer bulamazsınız. (Başka bir geri dönüş yolu önerelim, biz denemedik ama fikriniz olsun: Cadenabbia’dan C10 numaralı otobüse bindiğinizde 1 saatte Como’da oluyorsunuz. Bu da yaklaşık olarak 4 euro.)

Como’dan panoramik görüntüsü ile gün batımı…

Kalbimizi Como’da bıraktık diyebiliriz. Bir de kışın karlar altında görmek var buraları… Şimdilik ciao!

Önerilen Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir